Ağaçlar Kuleli Şatolara dönüşür.

28 Mart 2013 Perşembe

Yeni bir resim: Yüz ton.. resim katletme sanatı:)







Çok hevesle başlamıştım...sonra aklıma bir fikir geldi. Gelmez olaydı..:) renk renk boyaları tuvalin üzerine sıktım..spatula ile onlara karıştırarak tuvale iyice yedirdim. Zemin güzel olmuştu..eskimiş alçı duvarlara benzedi. Rus prensesi çizecektim..ama ne mümkün! Zemin pürüzlü olunca kendiliğinden karnaval oluştu:)) Bundan sonra bir sonraki adımı düşünmeden deney yapmayacağım. Ah spatula nerden girdin aklıma...
Yine de 100 tonumu sevdim:) kelebeği sevmedim. Resmim daha bitmedi, bayraklar düzeltilecek, kelebek ne yapacağımı bilmiyorum..

sevgilerimle

24 Mart 2013 Pazar

Olympus VG-170 fotoğraf makinesi...

Yaklaşık 3 ay önce yeni bir fotoğraf makinesi alacağımdan bahsetmiştim...fotoğrafsız günlerim:) 
Samsung WB150F almaya karar vermiştim. Makine de aradığım özellikler: makro ve gece çekiminde iyi olsun...
Vatan Computer'e gittik...ilk izlenimim: indirimdeki sepet sepet fotoğraf makineleri oldu:) bir an için aklım karıştı. Doğrudan satış elemanına yönelerek, istediğim özellikleri belirttim ve Samsung'un WB150F modelini sordum. Satış elemanı aradığım özelliklerin Olympus VG-170 de bulunduğunu, ve ısrarla o makineyi almamı tavsiye etti.
Aramızda geçen dialog:
- Makro ve gece çekimlerinde iyi olan bir makine almayı düşünüyorum..fiyat aralığı 300-450 olsun..Samsung WB150F nasıl?
- Size Olympus VG-170'i öneririm, flaş'ı diğerlerinden daha büyük, gece çekimleri için ideal, makro çekimleri  nde çok iyi, 3D çekim modu, balıkgözü modu vs. var..çok hafif bir fotoğraf makinesi, fiyatı şu an indirimde taksitle 290 TL.
- Samsung'ta bir sorun mu var? (hafif sinirlendim...şimdiye kadar Samsung ve Fujifilm kullandım.)
- aradığınız özellikler Samsung da yok.
- Fujifilm S2980 var mı?
- bizde bulunmuyor. Olympus VG-170.... vs. vs.

Eşimi kenara çektim..' Bu eleman niye ısrarla Olympus diyor Halit???' 
- 'bilmem aşkım, kararı sen vereceksin:)'

Uzun uzun düşündüm, bu arada Samsung modelinden de soğudum satış elemanı sayesinde:) İkna kabiliyeti çok kuvvetliymiş elamanın, bravo! :) ...bilinçaltımda Olympus markası ile ilgili hatırlamak istemediğim bir anım var sadece...seneler önce birisi, fotoğraf makinesi hediye edecekti bana...kandırdı:)) o fotoğraf makinesi Olympus'tu:)) o yüzden senelerdir bu markadan uzak durmuşum...bilinçaltımdaki anıyı çöpe attım ve Olympus VG-170'imi satın aldım:)
( Samsung ve Fujifilm hala sevdiğim markalardır)

Fotoğraf makinesini 320 TL'ye aldık. ( taksitle daha ucuz!)


Makro çekimlerine 10 üzerinden 10 puan, çok hafif , yine bir artıyı haketti.
gece çekimleri iyi ile çok iyinin arasında. 


Sihirli filtre favorim:)) çeşitli efektler ile fotoğraf çekimi yapabiliyorsunuz : balık gözü (bombeli çekim), suluboya, yansıma, pop sanat, iğne deliği, eskiz, yumuşak odak, punk, parıltı
Senaryo modu: 3D fotoğraf çekimi, portre, manzara, gece çekimi, gece-portre, spor, iç mekan, mum ışığı, kişisel portre, gün batımı, havai fişek, yemek, döküman, sahil-kar, evcil hayvan gibi çekim modlarına sahip süper bir makine:) severek kullanıyorum.


Sony Nex-5: yeni fotoğraf makinem (kardeşimin hediyesi:)))

eksileri:
çok ağır, çantaya sığmıyor, özel çantası ile boynumda taşımak zorunda kalıyorum, boynumda iz bırakıyor, düşürücem diye korkuyorum

artıları:
yarı profesyonel bir makine..gece çekimleri müthiş, tanıma aşamasındayım..güzel bir makine:))






güzel, bol fotoğraflı günler dilerim
sevgilerimle

23 Mart 2013 Cumartesi

Suçiçeği ile akşam gezimiz:)


Yanına sadece 1 tane oyuncak alabilirsin Yavuzum:) Annen çanta dolusu oyuncağını taşıyamaz..Yavuz seçimini yaptı:))


Yağmur, Fırtına, Kar...umrumuz da olmaz, geçen sene küçük bir hortuma yakalanmışlığımız bile oldu:))



                                                    suçiçeklerimden kurtulmaya az kaldı:))




Sevgili Şemsiye üreticileri..büyükler için de resimli şemsiyeler yapsanız? Ejderha, Kurbağa Prens, Masal Kahramanları ne iyi olurdu:) bizimkilerin kulakları olmasın.. ben seve seve kullanırdım:)



Yavuzumun saçlarını biraz kısalttım:) hastayken rahatsız olmasın diye..ama iyileşir iyileşmez doğru berbere:) önler yamuk olduk:)) oğlum çok komik durmuşsun:)


                                                                      mis gibi kokuyorlar...







güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle:)

21 Mart 2013 Perşembe

Su kaplumbağalarından anahtarlık??! Nerede? Çin!

Bu haberi okuyunca insanlıktan utandım.
Yer: Çin...!Turistlere küçük, sevimli su kaplumbağalarını 1 Euro karşılığında vakumlanmış plastiğin içinde satıyorlar..anahtarlık niyetine..süs eşyası..canlı bir hayvanı!!! Hayvanlar havasızlıktan, açlıktan ve yer darlığından kısa sürede ölüyorlar...



                    bu paketlenmiş hayvanların uğur getirdiğine inanıyorlarmış...



Kendinden güçsüz olanı ezmek..

The Experiment-Deney filmini izlemenizi tavsiye ederim.

Hayvanlarla çocukluğumdan beri aram çok iyidir. Küçükken tavşanlarımız vardı, onlara labada topladığımı daha dün gibi hatırlıyorum...uzun kulaklı kocaman tavşanlarımıza:), kırmızı yanaklı papağanımız, başını eğerek selam verirdi:)) cır cır bağıran kanaryalarımız..babam hayvanları çok severdi..nur içinde uyusun. Kelebekleri kovaladığımı hatırlıyorum, çekirgeleri yakalayıp, bırakırdım:)) Kertenkele ve fındık farelerini çok sevimli bulurdum:D...


doğa ile içiçe büyüdük...


Çocuklarım yavru köpek diye tutturunca, 6 sene önce su kaplumbağaları aldık. Büyüdükçe yaşam alanlarını genişletiyoruz:) Güneşi seviyorlar..





İki sene önce Polatın performans ödevi:




                                                 
                                                       :)) kaplumbağamız firarda..





sevgilerimle

20 Mart 2013 Çarşamba

Yeni kalemlerim: Promarker

Bir kaç aydır bu markayı takibe almıştım...alsam mı almasam mı diye düşünüp duruyordum. Merakıma yenik düşüp 10 adet sipariş verdim. Keçeli kalemden çok farklıymış:) biraz alıştırma yaptım..renkler arasında dağılma olmuyor, tek bir kalemle farklı renk tonları elde edebiliyorsunuz (kağıdı yırtmadan!)

baby Pink, sky blue, black, forest green, cool aqua, pumpkin, lipstick red, ivory, caramel ve rose pink


                        Diğer renkleri de en kısa zamanda tamamlarım:))





2 gündür suçiçeği ile uğraşıyoruz:) Polatımdan sonra Yavuz'a bulaştı..çiçeklendik:)) Allahtan ateş ve iştahsızlık yok...

sevgiyle kalın

14 Mart 2013 Perşembe

Uykudan önce bir masal:)

Bin Yıllık Uykudan Uyanan İyilik

İyilik, bin yıldır uyuyormuş.
İnsanların yüreklerinde kendine bir yuva yapmış ve uykuya dalmış. O kadar uzun zamandır, o kadar derin bir uykudaymış ki, herkes onu unutmuş bile.
     Kardeşi Kötülük ise, parmaklarının ucuna basarak İyilik'in etrafında dolaşıyor, derin uykusundan uyanmaması için çabalıyormuş.
     Kötülük, İyilik'in uyanmasını istemiyormuş. Bu yüzden de Sevinç'e ve Merhamet'e kızar, gürültü yapmamaları için onları uyarırmış:
     'Pısst! Çok yaygara yapıyorsunuz. Zavallı İyilik'i uyandıracaksınız. Sessiz olsanıza!'
Kötülük bunları söylerken, aslında İyilik'e acır gibi yaparmış. Ona kıyamadığı için, çok sevdiği kardeşinin uykudan uyandırılmasını istemez gibi davranırmış. Ama gerçekte, İyilik'in kendinden hesap soracağını bildiği ve bundan korktuğu için uykudan uyanmasını istemezmiş.
     Kötülük neden korkuyormuş peki?
     İşte şimdi anlatacağım masalın konusu da bu.
     Çok çok eskiden bir bahar günü İyilik çok yorulmuş. İnsanların yaşamını iyileştirmek, onları mutlu etmek için o kadar çok çalışmış ki, biraz dinlenmek istemiş. Bir çayıra uzanmış. O sırada Kötülük gelmiş, gülümseyerek selam vermiş, 'Nasılsın kardeşim? İyi görünmüyorsun. Yorgun musun yoksa?' diye sormuş.
     'Evet, çok yorgunum,' demiş İyilik. 'Hiç gücüm kalmadı. Binlerce yıldır hiç ara vermeden çalışıyorum. İnsanların ekmekleri olsun diye tarlalarını sürüyor, buğdayları ekiyor, sonra biçiyorum. İnsanların meyveleri olsun diye meyve ağaçlarına bakıyorum. İnsanların eti, sütü olsun diye hayvan besliyorum, koyunların, ineklerin peşinde dolanıyorum. Gerçekten çok yoruldum artık. Biraz dinlenmek istiyorum.'
     'Ee, uyu o zaman,' demiş Kötülük, için için sevinerek.
     'Ama ben uyursam bu ekili topraklara kim bakacak? Kuzulayan koyunları kim besleyecek? Tomurcuğa duran ağaçları böceklerden kim koruyacak? Çocukları, yaşlıları kim esirgeyecek?'
     'Ben ne güne duruyorum?' demiş Kötülük. 'Senin yerine elbette ben bakabilirim bir süreliğine.'
Kötülük işte bu günleri bekliyormuş. İyilik'in işine biraz ara vermesini ve dünyanın kendine kalmasını istiyormuş. Elbette bunu kardeşine söylememiş. Sadece kardeşinin bir an önce uyuması için dil dökmüş:
     'Sen rahat ol kardeşim. Ben senin yaptığın işleri yarım bırakmam. Biraz uyu, kendine gel. Göreceksin, uyandığında her şey tam senin istediğin gibi olacak. Hatta daha da güzel olması için elimden geleni yapacağıma söz veriyorum.'
      Bu sözler üzerine İyilik, gözlerini kapatmış ve insanların yüreklerinde derin bir uykuya dalmış.
İyilik uyur uyumaz, Kötülük'ün yüzündeki sevimli gülümseme, korkunç bir kahkahaya dönüşmüş. Önce İyilik'i sağlam zincirlerle bağlamış.
     'Artık bu dünyanın efendisi benim!' diye haykırmış ve işe koyulmuş...
     Tohumların yeni ekildiği tarlalara seller göndermiş.
     Çiçeğe duran meyve ağaçlarının dallarını doluyla kırıp parçalamış.
     Sebzeleri dondurucu soğuklarla yok etmiş.
     Köylüleri, azgın fırtınalarla evsiz bırakmış.
     İnsanlar ve doğa böyle ezildikçe, dünya Kötülük'ün mutluluk kahkahalarıyla çınlıyormuş.
     İnsanlar arasında savaşlar çıkarmış.
     Çocuklar, ekmeksiz, sütsüz kalmış.
     Bütün bunlar olurken, Kötülük mutluymuş mutlu olmasına ama için için de korkuyormuş. Çünkü kardeşlerinden Özgürlük, Sevgi ve Merhamet'in İyilik'i uyandırmaya çalıştıklarını biliyormuş.
     'Ya İyilik ansızın uyanırsa? Ya bu dünyada yaptıklarımı görürse? Ya sözümde durmadığım için bana kızarsa? Ona ne derim?' diye endişeleniryormuş.
     Sonunda bir gün İyilik, annelerin ve çocukların göklere kadar yükselen çığlıklarını duyarak uyanmış.
İyilik'in bin yıllık uykusundan uyandığını gören Kötülük hemen yanına koşmuş, onu tekrar uyutmaya çalışmış.
     'Kardeşim, uyumana devam et. Daha yeni uykuya daldın. Her şey yolunda burada, merak etme,' demiş.
     Ama artık uyanan İyilik'i kandırmak pek de kolay değilmiş.
Annelerin ve çocukların acı çektiğini fark eden İyilik yerinden doğrulmak istemiş. Ama zincirlerinin buna izin vermediğini anlamış. Kötülük ise yine kahkahalar atarak zincirleri daha da sağlamlaştırmaya çalışıyormuş.
     Kötülük, uykusundan uyanan İyilik'i hiçbir zincirin durduramayacağını henüz bilmiyormuş. Zincirler tek tek kopmaya başlamış. Çünkü İyilik'e Sevgi, Merhamet ve Özgürlük de yardım ediyorlarmış.
     İşte Kötülük'ün bu dünyadaki efendiliği böylece sona ermiş ve insanlar yeniden İyilik'e kavuşmuşlar.
Ama Kötülük hala fırsat buldukça ortalığı karıştırmaya, savaşlar çıkarmaya devam ediyor. Onu engelleyebilmenin tek yolu iyi şeyler düşünmek, iyi şeyler yapmak...

Zoltan Zelk


                                                                     -resim alıntıdır-


Az önce Bahar Masalları'nda okuduk, paylaşmak istedim:)

sevgilerimle

12 Mart 2013 Salı

Hediyelerim bugün sahibine ulaştı:)

O bir anne ' nin hediyeleşme etkinliğinde sevgili İlknur hanıma hazırladığım cüzdan, çanta, matruşka duvar süsü ve tutaçlar..



                                                             cüzdan birazcık büyük oldu:)


Kumaşlar: çok beğenerek aldığım kurbağa prens kumaş ve yeşil üzerine beyaz kalpler..hepsi 100% pamuklu Buttinette.ch


Çanta:  IKEA'dan aldığım kumaşla diktim. Üzerine kumaş boyası ile yazı yazdım. Bayraklar diktim. Çantam tam oldu derken, fermuarı elimde kaldı:(((



Ecenin kumaşları: keçeleri Ece hanım'dan sipariş verdim..dikim, süsleme yine bana ait:)


Derya Baykal resimli iplik ile ördüğüm tutaçlar:) ve sürprizler...İlknur hanımcım hediyelerinizi iyi günlerde kullanın, sizinle tanıştığıma çok memnun oldum:)


sevgilerimle